Rize, kanser hastalarının umudu oldu

RTEÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıp Fakültesi'nde kurulan Girişimsel Radyoloji Birimi ve Biplan Anjiografi Cihazı kanser hastalarının umudu oldu.

Rize, kanser hastalarının umudu oldu
23 Temmuz 2015 - 12:00 - Güncelleme: 28 Temmuz 2015 - 19:14

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıp Fakültesi'nde kurulan Girişimsel Radyoloji Birimi ve Biplan Anjiografi Cihazı kanser hastalarının umudu oldu.

 

Sağlık Bakanlığı Rize Kamu Hastaneler Birliği Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıp Fakültesi Radyoloji Ana Bilim Dalı Girişimsel Radyoloji Birimi yurt çapında yeni bir başarıya imza attı.

 

kanser2-001.jpg

 

Sağlık Bakanlığı Rize Kamu Hastaneler Birliği Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yöneticisi Prof. Dr. Hasan Türüt, konuyla ilgili açıklamasında, “Girişimsel radyoloji doktorları, vücutta gelişmiş çeşitli urların (tümörlerin) omur kemiğine (vertebraya) yayılması (metastazı) sonucu gelişen kitleleri, ciltten (perkütan yolla) kemiğe girerek radyofrekans (RF) dalgalarıyla yakıp (ablasyon) omurdaki tümör yükünü azaltıyorlar. Kemikte oluşan boşluğu da kemik çimentosu (polimetilmetakrilat=PMMA) ile doldurup kemiğin sağlamlığını artırıyorlar. Böylelikle tümörün kemikte yaptığı harabiyete bağlı hastada gelişen dayanılmaz ağrıları ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Bu cihazdaki ileri teknoloji ve yazılımlar sayesinde, girişimsel radyolojik işlemler sırasında gelişebilecek olası komplikasyonlar en aza indirilebilmektedir. İşlem süresi kısaltılmakta ve daha az kontrast madde kullanımı ile hastaya yönelik en az sürede en fazla fayda sağlanılmaktadır. Vertebralkemik metastazlarına yönelik yapılan RF Ablasyon işlemi, Karadeniz Bölgesi’nde ilk defa Sağlık Bakanlığı Rize Kamu Hastaneler Birliği Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyoloji Ana Bilim Dalı Girişimsel Radyoloji biriminde gerçekleştirildi. Bu işlem bırakın Rize’yi Karadeniz Bölgesi için bir milattır. Türkiye çapında da Girişimsel Radyoloji birimlerinde bu işlemi yapan birkaç merkezden birisi konumundayız” dedi.

 

kanser3-001.jpg

 

Rize’nin, dışarıdan küçük bir il gibi görünmesine rağmen, hasta potansiyelinin gün geçtikçe arttığını söyleyen Türüt, “Bu hasta potansiyeli Artvin’den Trabzon’un doğusuna, Erzurum’un kuzeyine kadar özellikle yaz aylarında ciddi bir seviyeye yükselmektedir. Burası ciddi bir sağlık merkezi olma potansiyeline sahip bir hastanedir” dedi.

Türüt, hedeflerinin Rize olarak ciddi bir sağlık merkezi olmak olduğunu, gerçek 3. basamak bir üniversite hastanesi olmak için çalıştıklarını ve bütün bölgeye sağlık alanında kaliteli hizmet vermek olduğunu belirtti.

Girişimsel Radyolojik işlemlerin Türkiye’de farklı merkezlerde yapıldığını ifade eden Türüt, şöyle devam etti: “Girişimsel radyoloji biriminde bulunan Biplan Anjiografi cihazının, teknoloji açısından Türkiye’deki en iyi cihazlardan birisi. Türkiye’de sayılı bulunan bu cihazı hastanemize kazandıran öncelikle Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Geliştirme Vakfı’na, bu hizmetin burada sunulmasını sağlayan Radyoloji ekibimize sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum”

Türüt, “Sağlık alanında büyük öneme sahip olan bu cihazlar, şimdiye kadar ilimizde olmayışından dolayı hastalarımız sürekli il dışına gitmek zorunda kalıyordu. Artık hastalarımız en ufak bir ücret dahi ödemeden tedavilerini burada oluyorlar. Önceden tetkik için bile hastalarımızı en yakın Trabzon iline göndermek zorunda kalıyorduk. Artık hedefimiz burada ciddi bir merkez kurarak, hastalarımızın hem tanı hem de tedavilerini burada bitirebilmek” diye konuştu.

 

kanser1-001.jpg

 

Sağlık Bakanlığı Rize Kamu Hastaneler Birliği Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıp Fakültesi Radyoloji Ana Bilim Dalı öğretim görevlisi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Fatih İnecikli ise, başarılı bir şekilde bu operasyonu Rize'de ilk kez gerçekleştirdiklerini belirterek, “İnsan vücudunda gelişen tümörler çeşitli organlara yayılım (metastaz) gösterebilmektedir. Bu yayılım gösterdikleri organlardan birisi de omurgayı oluşturan kemiklerdir ki bunlara omur (vertebra) diyoruz.  Omurlara gelişen metastazlar, kemik yapıda harabiyete neden olmaktadır. Bazen kitle şeklinde omur içerisine yerleşmektedir. Bu esnada kemik yapısını bozarak dayanılmaz ağrılara neden olmaktadır. Bu harabiyet bazen omurda ciddi kemik kırıklarına neden olup omurların çökmesine neden olabilmektedir. Bizim bu işlemdeki amacımız, omur içerisindeki metastatik kitleye ulaşıp o bölgeyi radyofrekans dalgalarıyla belirli ısılarda yakarak kitlenin yok olmasını sağlamaktır. Bu esnada kitle yok olurken, kemik yapıda bir boşluk (kavite) meydana gelmektedir. Bu boşluğu da kemik çimentosu olarak tabir edilen polimetilmetakrilat (PMMA) maddesi ile doldurmaktayız. PMMA maddesi kemikte restorasyon sağlayıp, omurun daha fazla kırılmasını önlemektedir. PMMA maddesi de kemik içerisinde katılaşırken ortama belli derecede ısı yaymaktadır. Bu esnada vertebral kemik yapısı içerisindeki ağrı lifleri de harap olmaktadır. Böylelikle, kemik metastazlarına bağlı kitle ve onların yan etkileri sonucu ortaya çıkan dayanılmaz ağrılar ortadan kalkmaktadır” dedi.

 

kanser4-001.jpg

 

İşlem, lokal anestezi ve sedoanaljezi diye tabir edilen hastada genel anestezi oluşturmadan, sedasyon ve ağrı azaltılması yöntemi altında gerçekleştirildiğini söyleyen İnecikli, şunları kaydetti: “Girişimsel Radyoloji, tıbbın hızla ilerleyen bir dalı olup, radyolojinin tedavi edici bölümüdür. Tek bir konu ya da organ sistemi ile uğraşmaz. Birçok organ sisteminin daha önce ameliyatla yapılan tedavilerini radyolojik yöntemlerle ameliyatsız olarak yapar.  Genellikle genel anestezi (narkoz) gerektirmez. İşlem sırasında hastayla irtibat kurulabilmektedir.  Sadece bir iğne deliğinden işlem yapılır, vücutta bıçak izi olmaz. Hastalar genellikle aynı gün evine gönderilir. İşlemler ameliyatlara göre daha kısa ve kolaydır. İşleme bağlı riskler daha azdır. Normal hayata dönme süresi çok daha kısadır”

Girişimsel Radyoloji Birimi’nde kurulan, son teknoloji ürünü Biplan Anjiografi cihazının, işlemlerini belirgin derecede kolaylaştırdığını belirten İnecikli, “Bu cihazda bulunan yazılım ve donanımlar, Türkiye’deki pek çok Üniversite ile Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde bulunmamaktadır. Cihazın üstün teknolojik özellikleri sayesinde, işlemlerimiz sırasında gelişebilecek olası komplikasyon riskleri en aza indirilmektedir. İşlem süremiz kısalmaktadır. Hedefimiz, en kısa sürede hastaya en büyük faydayı sağlamaktır. Bu da hasta konforunu ve memnuniyetini artırıcı bir faktördür” dedi.

İnecikli, “Şu ana kadar merkezimizde 3 seviye RF Ablasyon işlemi ve aynı seansta birlikte vertebroplasti işlemi gerçekleştirilmiştir. İşlem sonrası hastalarda özellikle bel ve sırt ağrılarının azaltılması konusunda başarı sağlanmıştır. Son günlere vertebroplasti işlemini de gerçekleştirdik. Tek başına vertebroplasti işlemi de Girişimsel Radyoloji üniteleri açısından Karadeniz Bölgesi’nde gerçekleştirilen ikinci merkez konumundadır. Türkiye çapında da Girişimsel Radyoloji ünitelerinde yapılan sayılı merkezler arasındayız” diye konuştu.

Akciğer kanserine bağlı vertebral metastazı sebebiyle RF Ablasyon ve vertebroplasti işlemi uygulanan Dursun Yazıcı da, “Ben beş yıldır akciğer hastasıyım. Çok büyük ağrılar çekiyordum. Şimdiye kadar il dışına gitmek zorunda kalıyordum. Bu ağrılarım buradaki cihaz ve hocalarım sayesinde giderildi. Şimdi çok rahatım ve il dışına gitmek zorunda da kalmıyorum. Randevu almadan ve hiçbir ücret ödemeden rahat bir şekilde buraya gelip tedavimi oluyorum. Bu cihaz bizim için bir velinimet oldu. Bu cihazı buraya gönderen büyüklerimizden de Allah razı olsun” şeklinde konuştu.

YORUMLAR

  • 0 Yorum